Meme ve Endokrin Hastalıklar Cerrahisi

TEDAVİLER
RANDEVU ALIN

Prof. Dr. Ömer HARMANCIOĞLU

Meme ve Endokrin Hastalıklar Cerrahisi

MEME KANSERİNDE SIK SORULAN SORULAR

Meme kanseri dünya istatistiklerine göre bir kadınn ömründe sık sık karşılaşabileceği kanser türüdür ve günümüzde sekiz kadında birinde görülmektedir. Yıllar geçtikçe maalesef görülme olasılığı artmaktadır. En sık görülme yaşları ise dünya genelinde 50-60 yaş gurubunda görülmektedir. Irklar arasında en sık görülen ırklar beyaz ırktır en az ise siyah ırkta görülmektedir ancak bu ırkta hastalığın gidişi hızlı olmakta ve tedavi sonuçları pek yüz güldürücü olmamaktadır.

Türkiye de görülme sıklığı kuzey Avrupa ve kuzey Amerika da görüldüğü kadar sık değildir. Ancak Türkiye Meme hastalıkları Federasyonunun yaptığı çalışmalar ve klinik gözlemimize göre ülkemizde görülme sıklığının yükseldiği yaş 40’lardan başlamaktadır. Bu nedenle bizler meme kontrolunun ülkemiz kadınlarında 50 yaşından sonra değil 40 yaşlarından itibaren başlamasını savunuyoruz.
Avrupa topluluğunda meme taramaları 50 yaşda mecburi olarak mamografi ile yapılmaktadır. Ülkemiz de Sağlık bakanlığı ‘Ketem’ adı ile anılan kanser tarama üniteleri kurulmuş, bu ünitelerde müracaat eden vatandaşlarımıza mamografi yapılmaktadır ancak mecburi değildir müracaat eden kişilere yapılmaktadır. Gine ülkemizden yayınlanan epidemiyolojik çalışmalar sonucunda meme taramaları 40 yaşından itibaren yapılabilmektedir. Mamorafinin hastalığı ortaya çıkartma olasılığı % 75 dir. Bu tetkike meme usg’side yapılması ilave edilirse tanı olasılığı %90 a çıkmaktadır. Bazı meme kanserleri görüntüleme yöntemlerinde belirti vermeyebilir bu tiplerin atlanılmaması içinde fizik muayene dediğimiz hekim tarafından elle yapılan palpasyonunda görüntüleme yöntemleri ile beraber yapılması önerilmektedir.
Meme kanserinin tam nedeni bilinmemektedir. Yapılan istatistik çalışmalar ve hayvanlarda yapılan deneyler kadınlık hormonu olan östrojen hormonuna meme dokularının hassasiyeti olduğu kabul edilmektedir. Gine hayvan deneylerinde herpes viruslarının da hastalığa sebep olabileceği gösterilmiştir. Tahmin edeceğiniz gibi insanlarda bu tür deneyler yapılamıyacağı kesindir bu nedenle de bu görüş bir hipotez olarak ifade edilebilir.
Her kadının 20 yaşlarından itibaren memelerini kontrol etmelidir. Özellikle bu işlem menstruasyondan sonraki ilk banyoda sabunlu iken yapılması kitlelerin hissedilmesini kolaylaştırır. Bu işlemin ayda bir yapılması gerekir her banyodan sonra yapılması doğru değildir yanıltıcı sonuçlar ortaya çıkartır.. . Ayrıca memelerde simetri olup olmadığı, çekilme varlığı, meme başının çökmesi veya meme başında yaraların olmasını gözlenmesi gerekir. Gine izlenmesi gereken bir başka bulguda meme başından kendiliğinden gelen akıntılardır. Özellikle kanlı meme başı akıntısı kanserin ilk bulgusu olabilir Her ele gelen kitle erken evre midir sorusuna 4 santimetreden küçük kitleler eğer koltukaltında herhangi bir patoloji yoksa kanserse erken olma olasılığı yüksektir.

Her ele gelen kitle tabii ki kanser değildir, hareketli, kenarları düzenli, haraket edebilen kitlerin kanser olma olasılığı azdır. Bu tür kitlerin hanımlarda sık gördüğümüz kistik yapılar veya iyi huylu yavaş büyüyen özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan fibroadenom olarak isimlendirdiğimiz kitlerin olma olasılığı yüksektir.

Kitle gelişmeden memede kanser gelişme olasılığını tespit etmemiz mümkündür. İşte bu nedenle tarama modelleri geliştirilmiştir. Mamografide görülebilen usg de tespit edilmeyen guruplaşmış mikokalsifikasyon kümeleri veya distorsiyon olarak ifade edilen düzensiz bölgeler riskli sahalar olarak kabul edilir. Bu bulguların ileri tekniklerle incelenmesi veya sık olarak kontrol edilmesi gerekir. Şunu da unutmamak gerek insan eli orta büyüklükte bir memede 1 cm nin altında olan kitlelernin hissetmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle belirli aralıklarla meme kontrolunun yapılmasını tavsiye ediyoruz.